in , , , , , ,

Bir Nikahlı Tecavüzcüyle Evlilik Hikayesi : Antabus

“Hani kadınlar çocukları olsun diye gezmedik doktor, türbe bırakmıyorlar ya… Akılsızlar! Bırakın olmuyorsa olmuyor, ille doğurup ne diye sabinin de hayatını karartıyorsunuz?”

Gelin Başı ve Hanımların Dikkatine kitaplarının yazarı Seray Şahiner’in kaleminden yeni bir insanlık öyküsü… Antabus, yaşadığımız şiddet ortamının kaynaklarını, bu şiddetin yarattığı insanlık hallerini anlatıyor. Bu kısa romanın anlatıcı kahramanı, işçi sınıfına mensup genç bir kadın; Leyla. Bir konfeksiyon atölyesinde çalışan Leyla, sessiz sakin, “sıradan” bir hayat kurmak ister. Fakat hayatı seçimleriyle değil, kendisine dayatılanlarla şekillenir.

SPONSORLU BAĞLANTILAR

İçinde bulunduğu durumdan kurtulmak için kendince yöntemler geliştirmekten vazgeçmeyen Leyla’nın anlatısını elinizden bırakamayacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)

Kadın neydi? Kadın kimdi? Şöyle bir bakalım, siz hiç ”Tecavüze uğrayan adamın cesedi çalılıklarda bulundu, katil kadın X’in ‘Beni tahrik etti, akıl sağlığım yerinde değildi,’ demesi üzerine serbest bırakıldı.” diye bir haber gördünüz ya da duydunuz mu? Garip gelmiştir şimdi böyle söyleyince, ne de olsa kadın uğrar genelde tecavüze, kadın kurban gider böyle şeylere. Kadın alınır, kadın satılır, dövülür, tecavüz edilir, susturulur, öldürülür. Bir başka safhada ise, kadın evlidir, her gün tecavüze uğrar. Kimin umrunda, evli sonuçta, bu tecavüz sayılır mı? Kitapta da geçtiği gibi; ” ‘Kocası karısına tecavüz etti’ diye haber okudunuz mu? Evliyken olan tecavüzü kimse tecavüzden saymaz. Cilve falan sanıyorlar herhal: tecoş! Aaa, ben de kocama laf ettirmem. Ne de olsa nikahlı tecavüzcüm!”

21. yüzyıla geldik fakat hala eşitliği sağlayabilmiş, cinsiyetçiliği yokedebilmiş değiliz. Kadının yeri, gözler önünde. Antabus ise enfes bir toplumsal eleştiri olmakla birlikte, bizden bir kadının, Leyla’nın hikayesini seriyor önümüze. Parkta bankta oturan kadın Leyla, sabah serviste karşılaştığınız yüzü darp izleriyle dolu kadın, fırında başı önünde çocuğu eteğine sarılmış kadın. Evinizde belki de. Satılmış, hırpalanmış, ezilmiş, hor görülmüş bir kadın Leyla. Ve belki de sürekli karşılaştığınız kadınlardan biri. Seray Şahiner’in keskin kalemiyle, hikayesine ortak olun siz de. İnanın bana, her bir cümlenin altını çizmek isteyecek, elinizden düşürmeyeceksiniz.108 sayfalık, incecik fakat cilt cilt yazılmış kitaplara taş çıkartacak cinsten.

Yazarımız Seray Şahiner’i de yakından tanıyalım.

1984 yılında Bursa’da doğdu, İstanbul’da büyüdü. İlköğrenimini Oruçgazi İlköğretim Okulu’nda, liseyi Pertevniyal Anadolu Lisesi’nde okudu. 2003 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü’ne girdi. Aynı yıl giridiği Aylık Paldır Kültür Dergisi Hayvan’da üç yıl çalıştı. Aylak Öykü Dergisi’nin yayın kurulunda yer aldı. Arkadaşlarıyla birlikte, Kaygan Zemin ve Kara Kuıtu isimli fazinleri hazırladı. Marie Claire Dergisi’nde yazı işlerinde çalıştı. Televizyona dizi senaryosu yazdı. Senaryo Yazarları Derneği’nin açtığı atölyede Macit Koper ve Ümit Ünal’dan senaryo dersleri aldı. Uzun süre gitar ve resim dersi aldı, izcilik ve dağcılık yaptı. Dönemsel olarak, garsonluk, konfeksiyonda el işçiliği ve makinecilik yaptı. 2006 yılında Varlık Dergisi’nin düzenlediği Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülleri’nde “Gelin Başı” isimli öykü dosyası “Dikkate Değer” bulundu.

Yazarın Diğer Kitapları;

  • Gelin Başı
  • Hanımların Dikkatine
  • Reklamı Atla
  • Kul

Ayrıca Antabus’un bir de tiyatro oyunu var. Tek kişilik oyun başarılı oyuncu Nihal Yalçın tarafından sunulmakta. Gösterimleri hala var mı bilmiyorum fakat olur da denk gelirseniz bir bilet kapın hemen. Birkaç kısa videodan izleyebildiğim kadarıyla kitabı kadar güzel bir oyun olmuş.

 

 

 

 

Dilerseniz aşağıdaki birkaç tadımlık alıntıyı okuyabilirsiniz.

”Siz karışmazsınız. Bana üzülürsünüz tabii ama taraf tutmazsınız… Öyle de bir tutarsınız ki: Ben zulüm çekerken susuyorsanız, kocamın tarafındasınız. Siz, erkek tarafısınız.”

”… televizyonda başına bir şey geldi mi başrol oluyorsun, hayatta başına bir şey geldi mi figüran.”

”Ulan üç kuruşluk değerim yokmuş gerçekten. Adam bana demediğini, etmediğini bırakmadı da Türk parasını yırttı diye suçlu sayıldı bir tek.”

”Depresyon zengin hastalığı kızım! Bize gelmez. Biz kanser oluruz, verem oluruz, ülser oluruz…”

”Tek zulüm gören sen misin? Bazılarının duvarları kalın sadece. Seslerini duymuyorsun.”

 

Kitabı okursanız, fikirlerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın. Kadının ve erkeğin eşit olduğu güzel günleri görmek dileğiyle…

 

 

.

Oylamak ister misiniz ?

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Liam Payne: “Harry Styles’ın Şarkıları Dinleyeceğim Türden Değil”

Camila Cabello ‘Crying in the Club’ Klibini Yayınladı