in ,

Hayallere Giden Yolda Uçmak Gerekir!

 

SPONSORLU BAĞLANTILAR

 

hayal-gucu-ve-yaraticiligin-yolculugu

 

Hayallere Giden Yolda Uçmak Gerekir

Henüz çocukken kurduğumuz hayallerimizi ne çabuk unutur olduk yıllandıkça. Oysaki ilk  o hayallerle selamlamıştık dünyayı.

Çoğu insan büyüdükçe kapılır gider. Hayatı tek düze yaşar. Bir siyah vardır bir de beyaz vardır artık onlar için. Renklerde umutların kaybolduğu gibi solarak gider. Farkında olmadan unuturuz içimizde yeşeren çiçekleri sulamayı. Ve öylece kurutuz. Çocukluğumuz, gençliğimiz mazide her seferinde içi burkan bir tebessümle kalır sadece.

Oysa ilk o zamanlar başlamıştık hayata. En toy halimiz aslında en tok halimizdi. Geç keşfettik. Bugünkü bizi, dünkü halimize borçluyuz. Çünkü biz ilk uçmayı ,annemizin sırtımıza koyduğu havlulara gerek kalmadığında başladık. Geceleri, yumoş kokulu yastıklarımızda çıktığımız harikalar diyarımızda hep bugünü, şimdi ki halimizi düşledik. Merak ettik, merak ettikçe umduk. Güzel şeydir hayatı dolu dolu umutlarla yaşamak! Zira küçük bir çocuğun düşüyle ilk ateş yakıldı,ilk tekerlek döndü.Çin de bir çocuk uçmasın diye iple koluna bağladığı şapkasıyla keşfetti uçurtmayı, onu gören mısırlı bir çocuk, havada yüzen uçurtmayı gördüğü için kanış ve sopalarla seyre çıkmıştı ,iki mavi arasında. Ve yine aynı uçurtma devri aleme çıkıp, Ahmet Çelebi’nin düşlerine takılı kalmıştı. Ve ilk uçan insanda kurduğu düşleri yükleyip kanat altına, çıkmıştı yolculuğaç

Hep merak etmişimdir Hezarfen ilk çıkarken merdivenleri ne düşünmüştü diye.Nasıl bir tutku olabilirdik ki,kanatlandırıp iki koldan,Üsküdar’a kadar yol aldıran? Ne güzel yazmıştı Sunay Akın;

‘sırtında kanatların ağırlığı,
adımlarken galata kulesi’nin daracık basamaklarını
uçup uçamayacağını bilmiyordu hezarfen
bir tek şeyden emindi yalnızca
yürüyerek inmeyecekti
çıktığı merdivenleri…’

 

İşte buydu aslında Hezarfen’in düşündükleri.Bir şeyi yapmak istemişti,hazırdı ve yapıcaktı. Belki daha uzaklara uçup,sevdiği kadının balokonuna inmek istemişti.Ya da Galata’dan kızkulesine bir elçi olmak.Üsküdar’a kadar götürmüştü onu kanatları ama asla yürüyerek inmedi Galata’dan. Belki de buydu hayali.Galata’dan  Üsküdar’a konup,asla inmemek kibirli kule merdivenlerini.

 

Hayallere giden yolda uçmak gerekir.Çünkü insan uçabildiği kadar özgürdür.Benim en büyük inancım budur aslında. Uçabildiğince yukarlara uçup,hep uzaktan seyretmek dünyayı. Tabii şimdilerde, kirli toz bulutlarının arasında görülmeyecek olsa da  yedi tepeli İstanbul,bir zamanlar, benden önce uzaktan izlemek isteyen başka başka çocuklar,çıkıp en tepeye,aya,oradan izlemiştiler. Ve birde promosyon. Loca’nın en gözde yerinden tüm evren!

Neil Armstrong aya ilk çıkan insan olmasını,cesaretiyle sayesinde kazanmıştı belki de.Delikanlı çağlarında ki bilimin gösterdiği yoldan gitmişti aya. Aynı Ahmet Çelebi gibi,meçhuldü sonucu. Ama Jule Verne’nin düşlerinde çıktığı yolculuğu ayak tabanlarında hissetmek istemişti.Ve belki de ilk adımını,daha da yaklaştığı Jule Verne’nin ruhuna itafen gerçekleşmişti. Bu yüzden adımı  ‘benim için küçük,dünya için büyük bir adım’ diye atmıştı. Ya da ondan önce ayak basacak olan  Edwin “Buzz” Aldrin’ eyaptığı ufak bir misillemeydi. Dünya bunu anlayamadı. Belki de en büyük tutkusu ay olan Edwin’di, her gece annesinden Jule Verne hikayelerini duyanda. Ama titrek bacaklarından sıyrılan  cesaret sekerek, Neil Armstrong’a çarpmıştı. Bunu sadece Apollo 11 ve içinde ki dört adam bilicekti.           Neil  Armstrong, Michael Collins, Edwin Buzz Aldrin ve birde Vecihi Hürkuş.

Ne yazık ki çoğu kişinin Şener Şen’in oynadığı filden adını duyduğu Vecihi Hürkuş, en büyük tutkusu olan havacılığı hiçbir zaman bırakmayacağını bir kez daha kanıtlamıştı bize. Apollo 11’in penceresinde izlerken dünayayı,cenazesine gelen birkaç kişiye el sallayıp,ayrıldığı ülkesine son bir armağan bırakmıştı. Aya ilk ayak basan Türk,Vecihi Hürkuş,

Neil Armstrong’u izlerken anımsamıştı, ilk uçuşu. Ve bin bir zorlukla uçarken, uçma tutkusunu bir kenara bırakıp ,ülkesi için yaptığı fedakarlıkları, atlattığı tehlikeleri düşündü. Hayallerine giden yolda defalarca uçuşa geçen Vecihi Hürkuş, son kez ,bir başkasıyla, aya, son yolculuğa çıkmıştı.

Sözüm odur ki, dünyayı, bugünü bugün yapan, toy çağımızda yelken açtığımız hayallerimizdir. Düşlediğimiz kadar büyüttük dünyamızı. Bizden öncekiler,biz ve bizden sonrakiler. Birçok kahramanın, hikayelerin, destanların yazıldığı şu dünya. Biz uçmayı sevenler sayesinde,daha nice çocuğu yolculuğa çıkaraıp,onu hayallerine giden yolunda uçarıyoruz.

Bol uçuşta kalma dileğimle,iyi uçuşlar.

-Berna

Oylamak ister misiniz ?

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ariana Grande – Billboard Müzik Ödülleri 2016

Kesha 2016 Billboard Müzik Ödüllerinde Bob Dylan Şarkısı Söyledi